Bugünlerde canım çok sıkkın. İçimden hiç bir şey yapmak gelmiyor. Hani yemeğine şap katılan bir askerin zoraki "mülayimliği " var. Derler ya siniri çelimiş et, işte o hesap. bazen bir şey konuşuluyor ama ben sadece figüranı oynuyorum. Sadece kafa sallıyorum. Hatta kötü bir füguranın rolünü unutması gibi bazen rolümü unutup " kafa sallamıyorum"
Aklıma askerde tanıdığım bir insan geldi. Bu çocuk benim 3 alt tertibimdi. Çok sakin, yavaş, hani yaradılış ve fıtrat itibarıyla " kaplumbağa " gibi bir şeydi. Birde kötü huyu vardı: çok sigara içerdi. Günde " 4 " paket sigara içerdi. Sabah kalktığı zaman ard arda 7 tane sigara içerdi. Ona baktığım zanman çok üzülürdüm. sağlığından çok şey kaybetmişti. Bir gün, onu, kendi çevresinde üç tur, hızlıca döndürmüşütm. üçüncü turun sonunda bayılmıştı. Gelen paranın hemen hemen hepsini sigaraya yatırırdı. Bölükte kimsede sigara olmassa bilinki onda var. Bir gün bunu karşıma aldım, sinirli bir şekilde, sigarayı azaltacağını söyledim.Günde 2 pakete düşürmesini söyledim. Bakın günde iki paket sigara bile onun için " dudak tiryakiliği " idi. Tüm bölüğe haber yayıp, kimsenin sigara vermemesini tenbih edeceğimi söyledim. Çocuk karşımda ağlamaya başladı. Ben sigarasız naparım abi, diye hüngür hüngür ağladı. Bir alışkanlığın insanı getirdiği nokta. Hani yaptığınız her ne olursa olsun, tekrarladığını sürece alışkanlık doğar. Bu ister sigara olsun, ister namaz olsun, istersede " yalan " olsun. Başta alışkanlıklarımızı biz seçiyoruz ve kullanıyoruz, sonrada onlar bizi kullanıyor. Mutsuz ilişkilerde öyledir, mutsuzlukta alışkanlıktır. Alışkanlık edilen mutsuzlığun yerini çok büyük mutluluklar bile dolduramaz bazen. Allahın bir lütfudur bu aslında ama bizler bunun içini yanşlış şeylerle dolduruyoruz.
Hani bazı insanlar vardır, hep ölümden, kazalardan, kötü şeylerden bahsederler. Akılları hep hayatın negatif tarafını düşünür. Bu şekilde aslında " mutlu "olurlar. Başkalarının mutsuzluğu onların gıdalarıdır artık. Bu tür kötü konulardan konuşmayı çok severler Derin ve adı konulmaz bir haz alırlar. Bir tür gıdadır bu onlar için.
Bende karamsar olmaya başladım şu sıralar. Yoksa onlaramı benziyorum?. İlerde onlar gibimi olacam. Ya alışırsam bu duruma. Askerdeki çok sigara içen arkadaşım gibi, ya alışırsam buna. Bu hastalık sigaradan daha kötü, nedeni ise: sigarayı herzaman yanımda taşımayama ama karamsarlığı taşırım. Sigara dumanı gibi girdiğim ortamı bu karamsarlıkla doldururum: Onu başkalarına ikram ederim, başkalarıda, kendi karamsarlıklarını bana ikram ederler. Dünyaya, sigaradan gözleri sulandığı için, baktığı çiçeğin rengini algılayamayan, kokladığı çiçeği dumandan hissedemeyen birisi olur çıkarsam...
Hani bu olayın çözümü çok kolay aslında, Allahın yarattığı sayısız güzelliği görünce herşey düzeliyor. Bir taraftanda vesveseler insanın peşini bırakmıyor. Hani psikologidede ego, süper ego olayı. yani kötülüğü, karamsarlığı isteyen bir taraf ve iyiliği , güzelliği isteyen bir taraf...
|
• 2006-02-24 17:43:03 - Başlıksız Yorum