Akşama doğru, hava hafiften kararmıştı. Üstümü giyindim. Cafeye gitmek için hazırlandım. Arkadaşlara ayıp olmuştu, gecikmiştim çünkü. Hızlı adımlarla giderken önümde bir yaşlı adam ve yaşı 9-10 yaşlarında bir çocuk denk geldi. İstemeden kulak misafiri oldum. Anladığım kadarıyla bu yaşlı adam çocuğun dedesiydi. Konuşma şu şekildeydi:" dede bu hafta kaça çıkar " Yaşlı adam biraz düşündü " yediye çıkabilirr " dedi. Küçük çocuk" Dede bir çıksa neler yapardm biliyormısın, önce bir site satın alırdım.Hani güvenlikçiside olacak. Havuzuda olacak. geri kalan parayı bankaya koyardımm ohhhhh".
Anladığım kadarıyla dede torun Loto hastasıydı. Konuşmaları okadar sarmıştıki beni, hiç belli etmeden yavaşladım ve arkalarına geçtim. Hem dinleyip hem yürümeye başladım. Yaşlı adam " necati üstünde ne kadar para var " dedi. Çocuk: " dede iki milyon lira var üstümde " dedi. Yaşlı adam " Necla ninenin habari yok değilmi, aman ağzında kaçırmasaydın emi ". Küçük çocuk: " yok dede hiç ağzımdan kaçırırmıyım ". Hımmm görünen o ki evin Ninesi bu Loto sevdasına çoook karşı. Hani gizli bir operasyona hazırlanan askerler gibi davranıyorlardı. Hani dersiniz sayısal loto kuponu yatırmaya gitmiyorlarda apoyu kenyada yakalamaya gidiyorlar.
Bu dede ve torun yok boyunca loto çıkarsa ne yapacaklarını konuştular. İki yürek bir olmuş, umutlarını lotoya bağlamışlardı. O kadar kendini kaptırmışlardıki dünya yıkılsa umurlarında olmayacaktı. Hani ancak onları Necla nine kendilerinegetirirdi. Zaten anladığım kadarıyla ondan habersiz bu işi yapıyorlardı. Hani benim acayibime giden olay iki tane yüreğin birisi on yaşında diğeri belki yetmiş yaşında. İşte bu iki insanın tüm hayallerini bir lotoya bağlamalarıydı. Hani insan zihni, beyni, aklı bu kadar kısıtlı olamazdı, veya ne gibi şartlar bu hale getirmişti. İnsanın en büyük sermayesi hayalleridir derler. Düşünün, hapishanedesiniz ve dört duvarla çevrilisiniz. Böyle bir durumda bile sizi o hapishaneden kaçıracak şey " düşleriniz " evet hayalinizde uşsuz bucaksız yeşilliklerde hayal edebilirsiniz kendinizi. İşte Allahın büyük rahmetlerinden biri, daha bilemediğimiz neler var.
Yani hayalleriniz, umutlarınız. hani bir insanı ayakta tutan şey umutlarıdır. İşte bu dede ve troundada umut vardı ama sınırlıydı hani tek umutları loto gibi geldi. Ya aslında benim yaptığımda ne kadar etik Allah bilir yani yolda insanların özel hayatlarına giriyorum. Onları dinledim yani. Bir an kendimi eskiden ellerinde bardakla duvardan duvara milleti dinleyen yaşlı kadınlar gibi hissettim. tabi eskiden bööle dedikodu programları olmadığı için insanlar bu gibi duygularını ellerinde vardaklla, duvarları dinleyerek gideriyorlardı. Şimdi teknoloji gelişti. Bakın mesela hani " biri bizi gözetliyor " formatındaki tüm programların seyircileri o " eli bardaklı jenerasyonun" üyeleri.
Neyse herkezi Allaha emanet ediyorum. Bu arada bu hafta siz " 7" " e verin ben ööle yapacam. Çıkmassa o dedeyi bulurum ben....
|
• 2006-04-10 22:34:53 - Başlıksız Yorum
tesekkür ederim. seninde kandilin kutlu olsun. uzun zamandir bloguıma ugramamistin, seni tekrar gördügüme sevindim..umarim güzel ve mizahi yazilarina devam eder bizleri gülümsetirsin..
sevgiyle
yansimalar